Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 88. Ayet Meali

Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.

Ali İmran 3:88 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır.
Ali İmran 3:88
خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَۙ • Halidine fiha, la yuhaffefu anhumul azabu ve la hum yunzarun. • Meal: Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak. • Kelime kelime: خَـٰلِدِينَ halidine ebedi kalacaklardır · فِيهَا fiha O(la'net)in içinde · لَا la · يُخَفَّفُ yuhaffefu hafifletilmeyecek · عَنْهُمُ anhumu onlardan · ٱلْعَذَابُ l-azabu azab · وَلَا ve la · هُمْ hum ve onlara · يُنظَرُونَ yunzerune fırsat verilmeyecektir • خلد (xld) kökü: Kalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmak • خفف (xff) kökü: Hafif kilolu olmak (vücut veya madde olarak), değer olarak hafif veya önemsiz olmak, canlı/aktif/çevik/hazır ve hızlı olmak, iş/hizmette itaatkar ve boyun eğen olmak, acele etmek, çabucak ayrılmak veya yolculuk yapmak… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • نظر (nZr) kökü: görmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 88. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).