Yoksa onlara bir sultan gönderdik de o, onlara şirk koşmalarını mı söylüyor?
Rum 30:35اَمْ اَنْزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَاناً فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا بِه۪ يُشْرِكُونَ • Em enzelna aleyhim sultanen fe huve yetekellemu bima kanu bihi yuşrikun. • Meal: Yoksa onlara bir sultan[1] gönderdik de o, onlara şirk koşmalarını mı söylüyor? • Dipnot 1: Çeviriler, "sultan" kelimesine "delil" anlamı vermektedirler. Bu doğru değildir. Zira sultan yetki belgesi, görev pusulası demektir. Sultan, bir kimsenin yetkili kılındığına; yetkili olduğuna dair verilen yetki belgesi anlamına gelmektedir. Söz ve yetki sahibi demek olan "Sultan" kelimesi de bu kelimeden türemiştir. • Kelime kelime: أَمْ em yoksa · أَنزَلْنَا enzelna indirdik de · عَلَيْهِمْ aleyhim onlara · سُلْطَـٰنًۭا sultanen bir delil · فَهُوَ fe huve o (delil) · يَتَكَلَّمُ yetekellemu söylüyor · بِمَا bima · كَانُوا۟ kanu olmalarını · بِهِۦ bihi onunla · يُشْرِكُونَ yuşrikune ortak koşmalarını • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • سلط (slT) kökü: Hüküm sürmek, egemen olmak, baskı yapmak, musallat olmak, üstesinden gelmek, yetki vermek, güç vermek, kuvvet vermek, hakim olmak, iktidar olmak • كلم (klm) kökü: Konuşmak, ifade etmek. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • شرك ($rk) kökü: yoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip… • Rum suresi 60 ayettir; bu 35. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).