İman eden ve salihatı yapanlar için, Naim Cennet'ler vardır.
Lokman 31:8اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتُ النَّع۪يمِۙ • İnnellezine amenu ve amilus salihati lehum cennatun na'im. • Meal: İman eden ve salihatı[1] yapanlar için, Naim Cennet'ler vardır. • Dipnot 1: Bkz. 28:67. ayetin 2. dipnotu • Kelime kelime: إِنَّ inne elbette · ٱلَّذِينَ ellezine kimselere · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lara) · وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanlara · ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler · لَهُمْ lehum onlara vardır · جَنَّـٰتُ cennatu cennetler · ٱلنَّعِيمِ n-neiymi ni'meti bol • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • صلح (SlH) kökü: doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam… • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • نعم (nEm) kökü: Rahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf… • Lokman suresi 34 ayettir; bu 8. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).