Onlara, büyük azaptan önce, daha yakın olan azaptan tattıracağız. Belki dönerler.
Secde 32:21وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ • Ve le nuzikannehum minel azabil edna dunel azabil ekberi leallehum yerciun. • Meal: Onlara, büyük azaptan[1] önce, daha yakın[2] olan azaptan tattıracağız. Belki dönerler.[3] • Dipnot 1: Ahiret. • Dipnot 2: Dünya. • Dipnot 3: Belki akıllarını başlarına alırlar, gerçeği kavrarlar. • Kelime kelime: وَلَنُذِيقَنَّهُم velenuzikannehum mutlaka onlara taddıracağız · مِّنَ mine -dan · ٱلْعَذَابِ l-azabi azab- · ٱلْأَدْنَىٰ l-edna daha yakın · دُونَ dune ayrı olarak · ٱلْعَذَابِ l-azabi azabdan · ٱلْأَكْبَرِ l-ekberi büyük · لَعَلَّهُمْ leallehum belki · يَرْجِعُونَ yerciune dönerler • ذوق (pwq) kökü: Tadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygu • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • رجع (rjE) kökü: geri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek. • Secde suresi 30 ayettir; bu 21. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).