Akıl Kuran (akilkuran.com)

Secde Suresi 27. Ayet Meali

Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi?

Secde 32:27 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüy…
Secde 32:27
اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَسُوقُ الْمَٓاءَ اِلَى الْاَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِه۪ زَرْعاً تَأْكُلُ مِنْهُ اَنْعَامُهُمْ وَاَنْفُسُهُمْۜ اَفَلَا يُبْصِرُونَ • E ve lem yerev enna nesukul mae ilel ardıl curuzi fe nuhricu bihi zar'an te'kulu minhu en'amuhum ve enfusuhum e fe la yubsirun. • Meal: Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi? • Kelime kelime: أَوَلَمْ evelem · يَرَوْا۟ yerav görmüyorlar mı? · أَنَّا enna biz · نَسُوقُ nesuku sürüyoruz · ٱلْمَآءَ l-mae suyu · إِلَى ila · ٱلْأَرْضِ l-erdi yere · ٱلْجُرُزِ l-curuzi kuru otsuz · فَنُخْرِجُ fenuhricu ve bitiriyoruz · بِهِۦ bihi onunla · زَرْعًۭا zer'an ekin · تَأْكُلُ te'kulu yiyor · مِنْهُ minhu ondan · أَنْعَـٰمُهُمْ en'aamuhum hayvanları da · وَأَنفُسُهُمْ ۖ ve enfusuhum kendileri de · أَفَلَا efela · يُبْصِرُونَ yubsirune görmüyorlar mı? • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • سوق (swq) kökü: Pazara sürmek, sevk etmek, götürmek, yöneltmek, ayak diretmek, sürüklemek, arabayla gitmek, yönlendirmek, araç kullanmak, araba sürmek • موه (mwh) kökü: su, yağmur • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • جرز (jrz) kökü: Kesmek veya kesip koparmak, yok etmek veya ortadan kaldırmak, öldürmek, hızlıca yemek veya çok yemek, kısır olmak veya kısırlaşmak, zayıf veya cılız olmak, kurumuş ve otsuz olmak. • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • زرع (zrE) kökü: Tohum ekmek, tohum serpmek, toprağı işlemek, [bitkilerin, çocukların] büyümesini sağlamak, artış vermek, eken kişi, hasat eder, ekim yoluyla yetiştirilen şey, tohum ürünü, ekilen şey. (Soy, evlat, çocuklar, bir çocuk) • اكل (Akl) kökü: yiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekler • نعم (nEm) kökü: Rahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • Secde suresi 30 ayettir; bu 27. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).