Akıl Kuran (akilkuran.com)

Secde Suresi 28. Ayet Meali

"Eğer doğru kimselerseniz, bu fetih ne zaman?" diyorlar.

Secde 32:28 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Eğer doğru kimselerseniz, bu fetih ne zaman?" diyorlar.
Secde 32:28
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْفَتْحُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ • Ve yekulune meta hazel fethu in kuntum sadikin. • Meal: "Eğer doğru kimselerseniz, bu fetih[1] ne zaman?" diyorlar. • Dipnot 1: Karar, yargı zamanı; haklı ve haksızın belli olacağı Kıyamet Günü. • Kelime kelime: وَيَقُولُونَ ve yekulune ve diyorlar · مَتَىٰ meta ne zaman? · هَـٰذَا haza bu · ٱلْفَتْحُ l-fethu fetih · إِن in eğer · كُنتُمْ kuntum iseniz · صَـٰدِقِينَ sadikine doğrular(dan) • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • فتح (ftH) kökü: Açmak, açıklamak, vermek, ifşa etmek, dışarı bırakmak, zafer vermek, fethetmek, yargılamak, karar vermek, yardım/hüküm/karar istemek, yardım/zafer aramak. Mafatih (miftah'ın çoğulu) - anahtarlar/hazineler. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • صدق (Sdq) kökü: doğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü… • Secde suresi 30 ayettir; bu 28. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).