O zaman Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize boş vaatte bulunmuş." diyorlardı.
Ahzab 33:12وَاِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُـهُٓ اِلَّا غُرُوراً • Ve iz yekulul munafikune vellezine fi kulubihim maradun ma vaadenallahu ve resuluhu illa gurura. • Meal: O zaman Münafıklar[1] ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize boş vaatte[2] bulunmuş." diyorlardı. • Dipnot 1: Allah ve Resul'ünün zafer sözü bir aldatmacaymış. • Dipnot 2: Bkz. 29:11. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: وَإِذْ ve iz ve hani · يَقُولُ yekulu diyordu · ٱلْمُنَـٰفِقُونَ l-munafikune münafıklar · وَٱلَّذِينَ vellezine ve bulunanlar · فِى fi · قُلُوبِهِم kulubihim kalblerinde · مَّرَضٌۭ meradun hastalık · مَّا ma · وَعَدَنَا veadena bize vaadde bulunmadı · ٱللَّهُ llahu Allah · وَرَسُولُهُۥٓ ve rasuluhu ve Resulü · إِلَّا illa dışında · غُرُورًۭا gururan boş vaatler • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • مرض (mrD) kökü: Hasta olmak/rahatsız olmak, hastalıklı, zayıf veya güçsüz, eksiklik, kusurlu veya yetersiz, yargı veya görüşte doğru veya neredeyse doğru olmak • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • غرر (grr) kökü: Aldatılmış, kandırılmış, işlerde deneyimsiz veya cahil, çocuksu davranmak, bilmeden yok olmaya veya yıkıma maruz kalmak, tehlike, risk; eksiklik, kusurlu performans; boş şeyler, boş işler • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 12. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).