Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 45. Ayet Meali

Ey Nebi! Biz seni tanık, haber veren ve uyarıcı olarak gönderdik.

Ahzab 33:45 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ey Nebi!
Ahzab 33:45
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِداً وَمُبَشِّراً وَنَذ۪يراًۙ • Ya eyyuhen nebiyyu inna erselnake şahiden ve mubeşşiren ve nezira. • Meal: Ey Nebi! Biz seni tanık, haber veren ve uyarıcı olarak gönderdik. • Kelime kelime: يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلنَّبِىُّ n-nebiyyu nebi · إِنَّآ inna elbette biz · أَرْسَلْنَـٰكَ erselnake seni gönderdik · شَـٰهِدًۭا şahiden şahid · وَمُبَشِّرًۭا ve mubeşşiran ve müjdeci · وَنَذِيرًۭا ve neziran ve uyarıcı • نبا (nbA) kökü: yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • بشر (b$r) kökü: müjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüş • نذر (npr) kökü: adamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden. • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 45. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).