Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 67. Ayet Meali

"Ey Rabb'imiz! Biz büyüklerimize ve beylerimize uyduk, onlar da bizi yanlış yola saptırdılar." derler.

Ahzab 33:67 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Ey Rabb'imiz!
Ahzab 33:67
وَقَالُوا رَبَّنَٓا اِنَّٓا اَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُـبَرَٓاءَنَا فَاَضَلُّونَا السَّب۪يلَا • Ve kalu rabbena inna ata'na sadetena ve kuberaena fe edallunes sebil. • Meal: "Ey Rabb'imiz! Biz büyüklerimize ve beylerimize[1] uyduk, onlar da bizi yanlış yola saptırdılar." derler. • Dipnot 1: Dinde ileri gelenlerimize, önderlerimize. • Kelime kelime: وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler ki · رَبَّنَآ rabbena rabbimiz · إِنَّآ inna şüphesiz biz · أَطَعْنَا etaa'na uyduk · سَادَتَنَا sadetena beylerimize · وَكُبَرَآءَنَا ve kubera'ena ve büyüklerimize · فَأَضَلُّونَا fe edelluna bizi saptırdılar · ٱلسَّبِيلَا۠ s-sebila yoldan • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • طوع (TwE) kökü: itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak. • سود (swd) kökü: Siyah olmak, kararmak, kara renk, egemen olmak, hüküm sürmek, liderlik etmek, başkanlık etmek, efendi olmak • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 67. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).