Akıl Kuran (akilkuran.com)

Fatır Suresi 9. Ayet Meali

Allah, rüzgarları göndererek bulutları harekete geçirendir. Sonra onu ölü bir beldeye yönelterek, onunla, ölü yeryüzüne hayat veririz. İşte yeniden diriliş de böyledir.

Fatır 35:9 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah, rüzgarları göndererek bulutları harekete geçirendir.
Fatır 35:9
وَاللّٰهُ الَّـذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَاباً فَسُقْنَاهُ اِلٰى بَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَحْيَيْنَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ كَذٰلِكَ النُّشُورُ • Vallahullezi, erseler riyaha fe tusiru sehaben fe suknahu ila beledin meyyitin fe ahyeyna bihil arda ba'de mevtiha, kezaliken nuşur. • Meal: Allah, rüzgarları göndererek bulutları harekete geçirendir. Sonra onu ölü bir beldeye yönelterek, onunla, ölü yeryüzüne hayat veririz. İşte yeniden diriliş de böyledir. • Kelime kelime: وَٱللَّهُ vallahu Allah'tır ki · ٱلَّذِىٓ llezi · أَرْسَلَ ersele gönderir · ٱلرِّيَـٰحَ r-riyaha rüzgarları · فَتُثِيرُ fetusiru ve kaldırır · سَحَابًۭا sehaben bir bulut · فَسُقْنَـٰهُ fe suknahu böylece onu süreriz · إِلَىٰ ila · بَلَدٍۢ beledin bir ülkeye · مَّيِّتٍۢ meyyitin ölü · فَأَحْيَيْنَا fe ehyeyna ve diriltiriz · بِهِ bihi onunla · ٱلْأَرْضَ l-erde yeri · بَعْدَ bea'de sonra · مَوْتِهَا ۚ mevtiha öldükten · كَذَٰلِكَ kezalike işte böyledir · ٱلنُّشُورُ n-nuşuru diriltme • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • روح (rwH) kökü: Ruh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, öz • ثور (vwr) kökü: Havada yükselmek ve yayılmak (toz), karıştırılmak (kavga), tutuşturulmak (savaş), üzerine atılmak, herhangi birine saldırmak, toprağı sürmek. athaara - toprağı sürmek, (toprağı) parçalamak. atharana - (toz bulutlarını)… • سحب (sHb) kökü: Çekmek, sürüklemek, geri çekmek, iptal etmek, geri almak, banka hesabından para çekmek • سوق (swq) kökü: Pazara sürmek, sevk etmek, götürmek, yöneltmek, ayak diretmek, sürüklemek, arabayla gitmek, yönlendirmek, araç kullanmak, araba sürmek • بلد (bld) kökü: Şehir, kent, ülke, memleket, yurt, toprak, bölge, diyar, yöre, kasaba, vilayet • موت (mwt) kökü: Ölmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından… • حيي (Hyy) kökü: Yaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • بعد (bEd) kökü: sonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme • نشر (n$r) kökü: Yaymak, canlandırmak, yeniden hayata döndürmek, genişlemek, açığa çıkarmak, açmak, genişletmek, sergilemek, yaymak. • Fatır suresi 45 ayettir; bu 9. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).