Ona ve İshak'a bereket verdik. Her ikisinin soyundan muhsin olan da kendisine açıkça zulmeden de vardır.
Saffat 37:113وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اِسْحٰقَۜ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ مُب۪ينٌ۟ • Ve barekna aleyhi ve ala ishak, ve min zurriyyetihima muhsinun ve zalimun li nefsihi mubin. • Meal: Ona ve İshak'a bereket verdik. Her ikisinin soyundan muhsin[1] olan da kendisine açıkça zulmeden[2] de vardır. • Dipnot 1: Muhsin olmamakla kendisine haksızlık eden. • Dipnot 2: İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan. • Kelime kelime: وَبَـٰرَكْنَا ve barakna ve bereketler verdik · عَلَيْهِ aleyhi kendisine · وَعَلَىٰٓ ve ala ve · إِسْحَـٰقَ ۚ ishaka İshak'a · وَمِن ve min · ذُرِّيَّتِهِمَا zurriyyetihima onların neslinden · مُحْسِنٌۭ muhsinun iyi hareket eden de var · وَظَالِمٌۭ ve zalimun ve zulmeden de · لِّنَفْسِهِۦ linefsihi kendisine · مُبِينٌۭ mubinun açıkça • برك (brk) kökü: Çökmek, yerleşmek, sabit olmak, bereket, bolluk, artmak, çoğalmak, hayır gelmek, mutluluk vermek, mübarek olmak, dua etmek, yağmur yağmak • ذرر (prr) kökü: Saçmak, serpmek, serpişdirmek, yükselmek. • حسن (Hsn) kökü: Yakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Saffat suresi 182 ayettir; bu 113. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).