O ikisini ve onlarla birlikte hareket eden halkı büyük sıkıntıdan kurtardık.
Saffat 37:115وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ • Ve necceyna huma ve kavme huma minel kerbil azim. • Meal: O ikisini ve onlarla birlikte hareket eden halkı büyük sıkıntıdan kurtardık. • Kelime kelime: وَنَجَّيْنَـٰهُمَا ve necceynahuma ve onları kurtardık · وَقَوْمَهُمَا ve kavmehuma ve kavimlerini · مِنَ mine -dan · ٱلْكَرْبِ l-kerbi sıkıntı- · ٱلْعَظِيمِ l-azimi büyük • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • كرب (krb) kökü: Üzülmek, keder vermek, aşırı yüklemek, sıkıntı vermek, ipi bükmek, sıkılaştırmak, yakın olmak veya kapatmak • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • Saffat suresi 182 ayettir; bu 115. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).