"Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan geliyordunuz." derler.
Saffat 37:28قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ • Kalu innekum kuntum te'tunena anil yemin. • Meal: "Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan[1] geliyordunuz." derler. • Dipnot 1: Sağ taraf, deyim olarak; gücü, güç kullanmayı ifade etmektedir. Siz bizi gücünüzle etki altına alarak ve iyi niyetli görünerek yönlendiriyordunuz, denmektedir. • Kelime kelime: قَالُوٓا۟ kalu dediler ki · إِنَّكُمْ innekum şüphesiz siz · كُنتُمْ kuntum · تَأْتُونَنَا te'tunena bize gelirdiniz · عَنِ ani -dan · ٱلْيَمِينِ l-yemini sağ- • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • يمن (ymn) kökü: Sağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli. • Saffat suresi 182 ayettir; bu 28. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).