Sad 38:67قُلْ هُوَ نَبَؤٌا عَظ۪يمٌۙ • Kul huve nebeun azimun. • Meal: De ki: "O, çok büyük bir haberdir." • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · هُوَ huve O · نَبَؤٌا۟ nebeun bir haberdir · عَظِيمٌ azimun büyük • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • نبا (nbA) kökü: yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • Sad suresi 88 ayettir; bu 67. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).