Zümer Suresi 35. Ayet Meali
Allah, onların yaptıklarının en kötülerine kafir olacak; yaptıklarının karşılığında, en iyisiyle karşılık verecek.
Zümer 39:35
لِيُكَفِّرَ اللّٰهُ عَنْهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي عَمِلُوا وَيَجْزِيَهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ • Li yukeffirallahu anhum esveellezi amilu ve yecziyehum ecrehum bi ahsenillezi kanu ya'melun. • Meal: Allah, onların[1] yaptıklarının en kötülerine kafir[2] olacak; yaptıklarının karşılığında, en iyisiyle karşılık verecek. • Dipnot 1: Muhsin olanlardan. • Dipnot 2: Kötülüklerini örtecek, onları yok sayacak. • Kelime kelime: لِيُكَفِّرَ liyukeffira örtmesi içindir · ٱللَّهُ llahu Allah'ın · عَنْهُمْ anhum onlardan · أَسْوَأَ esvee en kötülerini · ٱلَّذِى llezi · عَمِلُوا۟ amilu yaptıklarının · وَيَجْزِيَهُمْ ve yecziyehum ve mükafatlandırması içindir · أَجْرَهُم ecrahum ecirlerini · بِأَحْسَنِ biehseni en güzeliyle · ٱلَّذِى llezi · كَانُوا۟ kanu olduklarının · يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyorlar • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • جزي (jzy) kökü: Tatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmek • اجر (Ajr) kökü: ödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar • حسن (Hsn) kökü: Yakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • Zümer suresi 75 ayettir; bu 35. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).