Allah, kimi doğru yola iletirse, onu saptırabilecek yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan; intikam sahibi olan değil midir?
Zümer 39:37وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُضِلٍّۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِعَز۪يزٍ ذِي انْتِقَامٍ • Ve men yehdillahu fe ma lehu min mudıll, e leysallahu bi azizin zintikam. • Meal: Allah, kimi doğru yola iletirse, onu saptırabilecek yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan; intikam sahibi[1] olan değil midir? • Dipnot 1: İntikam, suçlunun çektirdiği acıyı suçluya çektirmek, suçluya hak ettiği cezayı vermek demektir. • Kelime kelime: وَمَن ve men ve kime · يَهْدِ yehdi yol gösterirse · ٱللَّهُ llahu Allah · فَمَا fema artık olmaz · لَهُۥ lehu onu · مِن min hiçbir · مُّضِلٍّ ۗ mudillin şaşırtan · أَلَيْسَ eleyse değil midir? · ٱللَّهُ llahu Allah · بِعَزِيزٍۢ biazizin aziz · ذِى zi sahibi · ٱنتِقَامٍۢ ntikamin intikam • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • ليس (lys) kökü: Değil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir • عزز (Ezz) kökü: güçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sert • نقم (nqm) kökü: Cezalandırmak, suçlamak, nefret geliştirmek, intikam almak, zulmetmek, kusur bulmak, onaylamamak, dil veya ceza ile hoşlanmamak. • Zümer suresi 75 ayettir; bu 37. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).