Kazandıkları şeylerin kötülükleri kendilerine isabet etti. Bunlardan zulmeden kimselerin de kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara yakında isabet edecektir. Ve onlar azabı önleyecek güce sahip değiller.
Zümer 39:51فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۜ وَالَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ سَيُص۪يبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۙ وَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَ • Fe esabehum seyyiatu ma kesebu, vellezine zalemu min haulai se yusibuhum seyyiatu ma kesebu ve ma hum bi mu'cizin. • Meal: Kazandıkları şeylerin kötülükleri kendilerine isabet etti. Bunlardan zulmeden kimselerin de kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara yakında isabet edecektir. Ve onlar azabı önleyecek güce sahip değiller. • Kelime kelime: فَأَصَابَهُمْ feesabehum sonra başlarına geldi · سَيِّـَٔاتُ seyyiatu kötülükleri · مَا ma · كَسَبُوا۟ ۚ kesebu kazandıklarının · وَٱلَّذِينَ vellezine kimselere · ظَلَمُوا۟ zelemu zulmedenlere · مِنْ min · هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i bunlardan · سَيُصِيبُهُمْ seyusibuhum erişecektir · سَيِّـَٔاتُ seyyiatu kötülükleri · مَا ma · كَسَبُوا۟ kesebu yaptıklarının · وَمَا ve ma ve değillerdir · هُم hum onlar · بِمُعْجِزِينَ bimua'cizine engel olacak • صوب (Swb) kökü: dökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun… • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • كسب (ksb) kökü: Kazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir. • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • عجز (Ejz) kökü: Geride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu… • Zümer suresi 75 ayettir; bu 51. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).