Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zümer Suresi 53. Ayet Meali

De ki: "Ey kendilerine karşı israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."

Zümer 39:53 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Ey kendilerine karşı israf eden kullarım!
Zümer 39:53
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعاًۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ • Kul ya ıbadiyellezine esrefu ala enfusihim la taknetu min rahmetillah, innallahe yagfiruz zunube cemia, innehu huvel gafurur rahim. • Meal: De ki: "Ey kendilerine karşı israf[1] eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar.[2] O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir." • Dipnot 1: Dilerse. • Dipnot 2: Kendi aleyhlerine haksızlık yapmada, kötülük etmede haddi aşanlar. İsraf, haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak demektir. • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · يَـٰعِبَادِىَ ya ibadiye kullarım · ٱلَّذِينَ ellezine · أَسْرَفُوا۟ esrafu aşırı giden · عَلَىٰٓ ala karşı · أَنفُسِهِمْ enfusihim nefislerine · لَا la asla · تَقْنَطُوا۟ teknetu umut kesmeyin · مِن min -nden · رَّحْمَةِ rahmeti rahmeti- · ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın · إِنَّ inne şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah · يَغْفِرُ yegfiru bağışlar · ٱلذُّنُوبَ z-zunube günahları · جَمِيعًا ۚ cemian bütün · إِنَّهُۥ innehu çünkü O · هُوَ huve O · ٱلْغَفُورُ l-gafuru çok bağışlayandır · ٱلرَّحِيمُ r-rahimu çok esirgeyendir • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • سرف (srf) kökü: Aşırı gitmek, haddi aşmak, israf etmek, savurganlık yapmak, müsrif olmak, saçıp savurmak, fazla harcamak, ölçüyü kaçırmak, gereksiz yere harcamak • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • قنط (qnT) kökü: Ümitsizliğe kapılmak, cesaretini kaybetmek, engellemek, umudu terk etmek • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • ذنب (pnb) kökü: İzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmak • جمع (jmE) kökü: Toplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi]… • Zümer suresi 75 ayettir; bu 53. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).