Veya "Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum." dememeniz için;
Zümer 39:57اَوْ تَقُولَ لَوْ اَنَّ اللّٰهَ هَدٰين۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَۙ • Ev tekule lev ennallahe hedani le kuntu minel muttekin. • Meal: Veya "Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum." dememeniz için; • Kelime kelime: أَوْ ev yahut · تَقُولَ tekule demesinden · لَوْ lev şayet · أَنَّ enne elbette · ٱللَّهَ llahe Allah · هَدَىٰنِى hedani bana hidayet etseydi · لَكُنتُ lekuntu ben olurdum · مِنَ mine -den · ٱلْمُتَّقِينَ l-muttekine muttakiler- • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • وقي (wqy) kökü: korumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden… • Zümer suresi 75 ayettir; bu 57. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).