Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. O, onların yaptıklarını en iyi bilendir.
Zümer 39:70وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ۟ • Ve vuffiyet kullu nefsin ma amilet ve huve a'lemu bima yef'alun. • Meal: Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. O, onların yaptıklarını en iyi bilendir. • Kelime kelime: وَوُفِّيَتْ ve vuffiyet ve tam verilir · كُلُّ kullu her · نَفْسٍۢ nefsin nefse · مَّا ma karşılığı · عَمِلَتْ amilet yaptığının · وَهُوَ ve huve ve O · أَعْلَمُ ea'lemu en iyi bilendir · بِمَا bima · يَفْعَلُونَ yef'alune onların ne yaptıklarını • وفي (wfy) kökü: Sona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm. • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • فعل (fEl) kökü: bir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum • Zümer suresi 75 ayettir; bu 70. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).