Allah onu lanetledi ve o da: "Ant olsun ki senin kullarından farz olarak alacağım." dedi.
Nisa 4:118لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَص۪يباً مَفْرُوضاًۙ • Leanehullah, ve kale le ettehizenne min ibadike nasiben mefruda. • Meal: Allah onu lanetledi[1] ve o da: "Ant olsun ki senin kullarından farz olarak[2] alacağım[3]." dedi. • Dipnot 1: İstediğim yöne yönlendireceğim. • Dipnot 2: Kendi istediğimi mutlaka alacağım. • Dipnot 3: Güzel olan her şeyden mahrum kalmak. Dışlanmak. Allah'ın rahmetinden kovması, merhametinden yoksun bırakması. • Kelime kelime: لَّعَنَهُ leanehu ona la'net etti · ٱللَّهُ ۘ llahu Allah · وَقَالَ ve kale ve (o da) dedi · لَأَتَّخِذَنَّ leettehizenne elbette alacağım · مِنْ min -dan · عِبَادِكَ ibadike senin kulların- · نَصِيبًۭا nesiben bir pay · مَّفْرُوضًۭا mefrudan belirli • لعن (lEn) kökü: Kovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • نصب (nSb) kökü: Sabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak. • فرض (frD) kökü: Yasa uygulamak, emretmek, buyurmak, yürürlüğe koymak, yerleştirmek, sabitlemek, onaylamak, atamak, uyulmasını ve itaat edilmesini emretmek, yaptırım uygulamak, tayin etmek, yaşında olmak. Faridzun - yaşlı inek… • Nisa suresi 176 ayettir; bu 118. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).