Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.
Nisa 4:120يَعِدُهُمْ وَيُمَنّ۪يهِمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُوراً • Yeıduhum, ve yumennihim. Ve ma yeıduhumuş şeytanu illa gurura. • Meal: Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur. • Kelime kelime: يَعِدُهُمْ yeiduhum (Şeytan) onlara söz verir · وَيُمَنِّيهِمْ ۖ ve yumennihim ve umut verir · وَمَا ve ma ve değildir · يَعِدُهُمُ yeiduhumu sözü · ٱلشَّيْطَـٰنُ ş-şeytanu şeytanın · إِلَّا illa başka bir şey · غُرُورًا gururan aldatmadan • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • مني (mny) kökü: Birini denemek veya kanıtlamak, arabuluculuk yapmak, dilemek veya arzulamak. • شطن ($Tn) kökü: Uzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin… • غرر (grr) kökü: Aldatılmış, kandırılmış, işlerde deneyimsiz veya cahil, çocuksu davranmak, bilmeden yok olmaya veya yıkıma maruz kalmak, tehlike, risk; eksiklik, kusurlu performans; boş şeyler, boş işler • Nisa suresi 176 ayettir; bu 120. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).