Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nisa Suresi 150. Ayet Meali

Allah'ı ve Resullerini küfredenler, Allah ile Resullerinin arasını ayırmak isterler: "Bir kısmına iman eder bir kısmına iman etmeyiz." derler. Böylece, arada bir yol tutmak isterler.

Nisa 4:150 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah'ı ve Resullerini küfredenler, Allah ile Resullerinin arasını ayırmak isterler: "Bir kısmına iman eder…
Nisa 4:150
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍۙ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يَتَّخِذُوا بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلاًۙ • İnnellezine yekfurune billahi ve rusulihi ve yuridune en yuferriku beynallahi ve rusulihi ve yekulune nu'minu bi ba'din ve nekfuru bi ba'dın, ve yuridune en yettehızu beyne zalike sebila. • Meal: Allah'ı ve Resullerini küfredenler,[1] Allah ile Resullerinin arasını ayırmak isterler: "Bir kısmına iman eder bir kısmına iman etmeyiz.[2]" derler. Böylece, arada bir yol tutmak isterler. • Dipnot 1: Resullerin bazılarını kabul ederiz, bazılarını kabul etmeyiz derler. • Dipnot 2: Allah ve Resullerinin dediklerini yok sayanlar, görmezden gelenler, gerçeklerin üzerini örtenler. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · ٱلَّذِينَ ellezine okimseler ki · يَكْفُرُونَ yekfurune inkar ederler · بِٱللَّهِ billahi Allah'ı · وَرُسُلِهِۦ ve rusulihi ve elçilerini · وَيُرِيدُونَ ve yuridune ve isterler · أَن en · يُفَرِّقُوا۟ yuferriku ayırmak · بَيْنَ beyne arasını · ٱللَّهِ llahi Allah · وَرُسُلِهِۦ ve rusulihi ile elçilerinin · وَيَقُولُونَ ve yekulune ve derler · نُؤْمِنُ nu'minu inanırız · بِبَعْضٍۢ bibea'din kimine · وَنَكْفُرُ ve nekfuru ve inkar ederiz · بِبَعْضٍۢ bibea'din kimini · وَيُرِيدُونَ ve yuridune ve isterler · أَن en · يَتَّخِذُوا۟ yettehizu tutmak · بَيْنَ beyne arasında · ذَٰلِكَ zalike bunun (ikisinin) · سَبِيلًا sebilen bir yol • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • رود (rwd) kökü: aramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak… • فرق (frq) kökü: Ayırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • بعض (bED) kökü: bir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, biraz • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • Nisa suresi 176 ayettir; bu 150. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).