Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nisa Suresi 151. Ayet Meali

İşte onlar gerçekten, Kafirlerdir. Biz de Kafirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.

Nisa 4:151 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İşte onlar gerçekten, Kafirlerdir.
Nisa 4:151
اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقاًّۚ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناً • Ulaike humul kafirune hakka, ve a'tedna lil kafirine azaben muhina. • Meal: İşte onlar gerçekten, Kafirlerdir.[1] Biz de Kafirlere alçaltıcı bir azap hazırladık. • Dipnot 1: Bkz. 4:101. ayetin 1. dipnotu. • Kelime kelime: أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte · هُمُ humu onlar · ٱلْكَـٰفِرُونَ l-kafirune kafirlerdir · حَقًّۭا ۚ hakkan gerçek · وَأَعْتَدْنَا ve ea'tedna biz de hazırlamışızdır · لِلْكَـٰفِرِينَ lilkafirine kafirlere · عَذَابًۭا azaben bir azab · مُّهِينًۭا muhinen alçaltıcı • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • عتد (Etd) kökü: Hazır olmak, hazırlanmak, el altında bulunmak, gelecek için bir şey tedarik etmek. • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • هون (hwn) kökü: Hafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek. • Nisa suresi 176 ayettir; bu 151. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).