Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nisa Suresi 72. Ayet Meali

İçinizden ağır davranan bazı kimseler, size bir musibet isabet ederse, "Allah bana nimet verdi de onlarla beraber bulunmadım." der.

Nisa 4:72 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İçinizden ağır davranan bazı kimseler, size bir musibet isabet ederse, "Allah bana nimet verdi de onlarla b…
Nisa 4:72
وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّۚ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَه۪يداً • Ve inne minkum le men le yubattienn, fe in esabetkum musibetun kale kad en'amallahu aleyye iz lem ekun meahum şehida. • Meal: İçinizden ağır davranan bazı kimseler, size bir musibet isabet ederse, "Allah bana nimet verdi[1] de onlarla beraber bulunmadım." der. • Dipnot 1: Allah beni korudu. • Kelime kelime: وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz · مِنكُمْ minkum içinizden · لَمَن lemen bir kısmı var ki · لَّيُبَطِّئَنَّ leyubettienne pek ağır davranır · فَإِنْ fein eğer · أَصَـٰبَتْكُم esabetkum size erişirse · مُّصِيبَةٌۭ musibetun bir felaket · قَالَ kale der ki · قَدْ kad muhakkak · أَنْعَمَ en'ame lutfetti · ٱللَّهُ llahu Allah · عَلَىَّ aleyye bana · إِذْ iz · لَمْ lem · أَكُن ekun bulunmadım · مَّعَهُمْ meahum onlarla beraber · شَهِيدًۭا şehiden hazır • بطا (bTA) kökü: Yavaşlamak, ağırdan almak, gecikmek, geri kalmak, hantallık göstermek, gecikmiş olmak • صوب (Swb) kökü: dökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • نعم (nEm) kökü: Rahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • Nisa suresi 176 ayettir; bu 72. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).