Akıl Kuran (akilkuran.com)

Mümin Suresi 12. Ayet Meali

Bu, sizin bir tek Allah'a çağrıldığınız zaman küfretmeniz nedeniyledir. O'na şirk koşulunca iman ediyordunuz. Artık karar yüce ve büyük olan Allah'ındır.

Mümin 40:12 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Bu, sizin bir tek Allah'a çağrıldığınız zaman küfretmeniz nedeniyledir.
Mümin 40:12
ذٰلِكُمْ بِاَنَّـهُٓ اِذَا دُعِيَ اللّٰهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْۚ وَاِنْ يُشْرَكْ بِه۪ تُؤْمِنُواۜ فَالْحُكْمُ لِلّٰهِ الْعَلِيِّ الْكَب۪يرِ • Zalikum bi ennehu iza duiyallahu vahdehu kefertum, ve in yuşrek bihi tu'minu, fel hukmu lillahil aliyyil kebir. • Meal: Bu, sizin bir tek Allah'a çağrıldığınız zaman küfretmeniz nedeniyledir. O'na şirk koşulunca iman ediyordunuz. Artık karar yüce ve büyük olan Allah'ındır. • Kelime kelime: ذَٰلِكُم zalikum bu · بِأَنَّهُۥٓ biennehu sebebiyledir · إِذَا iza zaman · دُعِىَ duiye çağrıldığınız · ٱللَّهُ llahu Allah'a · وَحْدَهُۥ vehdehu tek olan · كَفَرْتُمْ ۖ kefertum inkar etmeniz · وَإِن vein ve eğer · يُشْرَكْ yuşrak ortak koşulursa · بِهِۦ bihi O'na · تُؤْمِنُوا۟ ۚ tu'minu inanmanız · فَٱلْحُكْمُ felhukmu artık hüküm · لِلَّهِ lillahi Allah'a aittir · ٱلْعَلِىِّ l-aliyyi yüce · ٱلْكَبِيرِ l-kebiri ve büyük • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • وحد (wHd) kökü: Bir olmak, yalnız, eşsiz, benzersiz olmak, alçakgönüllü kalmak, ayrı durmak, birliği vurgulamak. Waahidun - kardinal, bir sayısı, tek. Wahda - yalnız. • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • شرك ($rk) kökü: yoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • علو (Elw) kökü: Yüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmak • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • Mümin suresi 85 ayettir; bu 12. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).