Akıl Kuran (akilkuran.com)

Mümin Suresi 13. Ayet Meali

O, size ayetlerini gösteren, sizin için gökten rızık indirendir. Ancak, gönülden yönelenler öğüt alırlar.

Mümin 40:13 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. O, size ayetlerini gösteren, sizin için gökten rızık indirendir.
Mümin 40:13
هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ وَيُنَزِّلُ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ رِزْقاًۜ وَمَا يَتَذَكَّرُ اِلَّا مَنْ يُن۪يبُ • Huvellezi yurikum ayatihi ve yunezzilu lekum mines semai rızka, ve ma yetezekkeru illa men yunib. • Meal: O, size ayetlerini[1] gösteren, sizin için gökten rızık indirendir. Ancak, gönülden yönelenler öğüt alırlar. • Dipnot 1: Göstergelerini, kanıtlarını. • Kelime kelime: هُوَ huve O'dur · ٱلَّذِى llezi ki · يُرِيكُمْ yurikum size gösteriyor · ءَايَـٰتِهِۦ ayatihi ayetlerini · وَيُنَزِّلُ ve yunezzilu ve indiriyor · لَكُم lekum sizin için · مِّنَ mine -ten · ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- · رِزْقًۭا ۚ rizkan rızık · وَمَا vema ve · يَتَذَكَّرُ yetezekkeru öğüt almaz · إِلَّا illa başkası · مَن men kimseden · يُنِيبُ yunibu (O'na) yönelen • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • رزق (rzq) kökü: sağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden. • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • نوب (nwb) kökü: Bir başkasının yerini doldurmak. Allah'a samimi amellerle tekrar tekrar ve ardı ardına tövbe etmek ve dönmek. • Mümin suresi 85 ayettir; bu 13. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).