Akıl Kuran (akilkuran.com)

Fussilet Suresi 10. Ayet Meali

Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.

Fussilet 41:10 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu.
Fussilet 41:10
وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ مِنْ فَوْقِهَا وَبَارَكَ ف۪يهَا وَقَدَّرَ ف۪يهَٓا اَقْوَاتَهَا ف۪ٓي اَرْبَعَةِ اَيَّامٍۜ سَوَٓاءً لِلسَّٓائِل۪ينَ • Ve ceale fiha revasiye min fevkıha ve bareke fiha ve kaddere fiha akvateha fi erbeati eyyam, sevaen lis sailin. • Meal: Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti. • Kelime kelime: وَجَعَلَ ve ceale ve yaptı · فِيهَا fiha orada (arzda) · رَوَٰسِىَ ravasiye ağır baskılar · مِن min · فَوْقِهَا fevkiha üstünden · وَبَـٰرَكَ ve barake ve bereketler · فِيهَا fiha orada · وَقَدَّرَ ve kaddera ve takdir etti · فِيهَآ fiha orada · أَقْوَٰتَهَا ekvateha gıdalarını · فِىٓ fi içinde · أَرْبَعَةِ erbeati dört · أَيَّامٍۢ eyyamin gün · سَوَآءًۭ seva'en eşit olarak · لِّلسَّآئِلِينَ lissailine arayıp soranlar için • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • رسو (rsw) kökü: Demir atmak, demirlemek, sabit olmak, sabitlenmek, sağlam durmak, kararlı olmak, yerleşmek, durmak, yanaşmak, limana varmak • فوق (fwq) kökü: Rütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki… • برك (brk) kökü: Çökmek, yerleşmek, sabit olmak, bereket, bolluk, artmak, çoğalmak, hayır gelmek, mutluluk vermek, mübarek olmak, dua etmek, yağmur yağmak • قدر (qdr) kökü: ölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış • قوت (qwt) kökü: Beslemek/yemek vermek, besinler/gıdalar/erzaklar. Koruyucu/denetleyici/gözlemci, dağıtımı kontrol eden, güçlü muhafız, gözetleyen. • ربع (rbE) kökü: Dört, dördüncü, çeyrek, kırk • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • سوي (swy) kökü: düzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviye • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • Fussilet suresi 54 ayettir; bu 10. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).