Akıl Kuran (akilkuran.com)

Fussilet Suresi 11. Ayet Meali

Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yeryüzüne: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" dedi. İkisi de: "İsteyerek geldik." dediler.

Fussilet 41:11 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi.
Fussilet 41:11
ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ وَهِيَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْاَرْضِ ائْتِيَا طَوْعاً اَوْ كَرْهاًۜ قَالَـتَٓا اَتَيْنَا طَٓائِع۪ينَ • Summesteva iles semai ve hiye duhanun fe kale leha ve lil ardı'tiya tav'an ev kerha, kaleta eteyna taiin. • Meal: Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yeryüzüne: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" dedi. İkisi de: "İsteyerek geldik." dediler.[1] • Dipnot 1: Bu, Allah'ın evrene koyduğu yasaların alegorik/simgesel anlatımıdır. • Kelime kelime: ثُمَّ summe sonra · ٱسْتَوَىٰٓ steva yöneldi · إِلَى ila · ٱلسَّمَآءِ s-semai göğe · وَهِىَ vehiye ve o · دُخَانٌۭ duhanun duman halinde olan · فَقَالَ fe kale sonra dedi · لَهَا leha ona · وَلِلْأَرْضِ velilerdi ve arza · ٱئْتِيَا 'tiya gelin · طَوْعًا tav'an isteyerek · أَوْ ev veya · كَرْهًۭا kerhen istemeyerek · قَالَتَآ kaleta dediler ki · أَتَيْنَا eteyna geldik · طَآئِعِينَ taiiyne isteyerek • سوي (swy) kökü: düzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviye • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • دخن (dxn) kökü: Duman çıkarmak, dumanlamak, toz kaldırmak, değişmek, huysuz olmak, tütsülemek, beceriksizce aramak, bir şeyi beceriksizce kullanmak, bozmak, düzgün kullanamamak • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • طوع (TwE) kökü: itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak. • كره (krh) kökü: Zor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmak • Fussilet suresi 54 ayettir; bu 11. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).