Akıl Kuran (akilkuran.com)

Fussilet Suresi 38. Ayet Meali

Eğer kibirlenirlerse, bilsinler ki, Rabb'inin katında bulunanlar, gece gündüz, O'nu tesbih ederler ve onlar hiç usanmazlar.

Fussilet 41:38 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Eğer kibirlenirlerse, bilsinler ki, Rabb'inin katında bulunanlar, gece gündüz, O'nu tesbih ederler ve onlar…
Fussilet 41:38
فَاِنِ اسْتَكْبَرُوا فَالَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ • Fe inistekberu fellezine inde rabbike yusebbihune lehu bil leyli ven nehari ve hum la yes'emun. • Meal: Eğer kibirlenirlerse, bilsinler ki, Rabb'inin katında bulunanlar, gece gündüz[1], O'nu tesbih[2] ederler ve onlar hiç usanmazlar. • Dipnot 1: Sürekli. • Dipnot 2: Bkz. 37:143. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: فَإِنِ feini fakat eğer · ٱسْتَكْبَرُوا۟ stekberu büyüklük taslarlarsa · فَٱلَّذِينَ fellezine · عِندَ inde yanında bulunanlar · رَبِّكَ rabbike Rabbinin · يُسَبِّحُونَ yusebbihune tesbih ederler · لَهُۥ lehu O'nu · بِٱلَّيْلِ bil-leyli gece · وَٱلنَّهَارِ ve nnehari ve gündüz · وَهُمْ ve hum ve onlar · لَا la hiç · يَسْـَٔمُونَ ۩ yesemune usanmazlar • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • سبح (sbH) kökü: Yüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek • ليل (lyl) kökü: Gece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyin • نهر (nhr) kökü: akıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar) • سام (sAm) kökü: Zehirlemek, zehir vermek, zehir saçmak, zehirli olmak • Fussilet suresi 54 ayettir; bu 38. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).