O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz.
Zuhruf 43:11وَالَّذ۪ي نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً بِقَدَرٍۚ فَاَنْشَرْنَا بِه۪ بَلْدَةً مَيْتاًۚ كَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ • Vellezi nezzele mines semai maenbi kader, fe enşerna bihi beldetenmeyten, kezalike tuhrecun. • Meal: O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz. • Kelime kelime: وَٱلَّذِى vellezi ve o ki · نَزَّلَ nezzele indirendir · مِنَ mine -ten · ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- · مَآءًۢ maen su · بِقَدَرٍۢ bikaderin bir ölçü ile · فَأَنشَرْنَا feenşerna böylece canlandırdık · بِهِۦ bihi onunla · بَلْدَةًۭ beldeten bir ülkeyi · مَّيْتًۭا ۚ meyten ölü · كَذَٰلِكَ kezalike işte öyle · تُخْرَجُونَ tuhracune siz de çıkarılacaksınız • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • موه (mwh) kökü: su, yağmur • قدر (qdr) kökü: ölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış • نشر (n$r) kökü: Yaymak, canlandırmak, yeniden hayata döndürmek, genişlemek, açığa çıkarmak, açmak, genişletmek, sergilemek, yaymak. • بلد (bld) kökü: Şehir, kent, ülke, memleket, yurt, toprak, bölge, diyar, yöre, kasaba, vilayet • موت (mwt) kökü: Ölmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından… • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • Zuhruf suresi 89 ayettir; bu 11. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).