De ki: "Eğer Rahman'ın çocuğu olsaydı, ona ilk ben kulluk ederdim."
Zuhruf 43:81قُلْ اِنْ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ وَلَدٌۗ فَاَنَا۬ اَوَّلُ الْعَابِد۪ينَ • Kul in kane lir rahmani veledun fe ena evvelul abidin. • Meal: De ki: "Eğer Rahman'ın çocuğu olsaydı, ona ilk ben kulluk ederdim.[1]" • Dipnot 1: Rahman'ın çocuğu olduğu iddiası, ironi yapılarak yalanlanmaktadır. • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · إِن in eğer · كَانَ kane olsaydı · لِلرَّحْمَـٰنِ lirrahmani Rahman'ın · وَلَدٌۭ veledun çocuğu · فَأَنَا۠ feena ben olurdum · أَوَّلُ evvelu ilki · ٱلْعَـٰبِدِينَ l-aabidine tapanların • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • اول (Awl) kökü: ilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • Zuhruf suresi 89 ayettir; bu 81. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).