Akıl Kuran (akilkuran.com)

Casiye Suresi 18. Ayet Meali

Sonra da seni buyruklardan apaçık bir şeriat sahibi yaptık. Öyleyse ona uy! Bilmeyenlerin hevalarına uyma.

Casiye 45:18 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sonra da seni buyruklardan apaçık bir şeriat sahibi yaptık.
Casiye 45:18
ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَر۪يعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِـعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ • Summe cealnake ala şeriatin minel emri fettebi' ha ve la tettebi' ehvaellezine la ya'lemun. • Meal: Sonra da seni buyruklardan apaçık bir şeriat[1] sahibi yaptık. Öyleyse ona uy! Bilmeyenlerin[2] hevalarına[3] uyma. • Dipnot 1: Gerçeği kavramamış olanların. • Dipnot 2: Tutku, istek ve kuruntularına. • Dipnot 3: Yol, yöntem, yasa. İlahi yasalar bütünü. Gerçeğin kaynağına götüren yol. Kelime anlamı olarak devenin çölde su içmeye gittiği yola denmektedir. • Kelime kelime: ثُمَّ summe sonra · جَعَلْنَـٰكَ cealnake seni koyduk · عَلَىٰ ala üzerine · شَرِيعَةٍۢ şeriatin bir şeriat · مِّنَ mine -den · ٱلْأَمْرِ l-emri emrimiz- · فَٱتَّبِعْهَا fettebia'ha sen ona uy · وَلَا ve la ve · تَتَّبِعْ tettebia' uyma · أَهْوَآءَ ehva'e keyiflerine · ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin · لَا la · يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmeyen(lerin) • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • شرع ($rE) kökü: Bir yol üzerine oturmak, bir sokağı (kapıyı) açmak, bir yasa koymak, başlamak, bir din atamak. Shurra'un (shaari'un çoğulu) - sürüler halinde, sürü üzerine sürü, su yüzeyini kırarak, (başlarını) yukarı kaldırarak… • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • هوي (hwy) kökü: Kuş gibi avına doğru dik inmek, yok olmak, mahvolmak, yıkmak, yok etmek, ortadan kaybolmak, özlem duymak, hayal etmek, kandırmak, baştan çıkarmak, savrulmak, düşük tutkuyla ilham vermek, arzular/hayaller • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Casiye suresi 37 ayettir; bu 18. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).