Güç bakımından, seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice kent halkını yok ettik. Onlara yardım edecek hiç kimse de olmadı.
Muhammed 47:13وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ • Ve keeyyin min karyetin hiye eşeddu kuvveten min karyetikelleti ahrecetke, ehleknahum fe la nasıra lehum. • Meal: Güç bakımından, seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice kent halkını yok ettik. Onlara yardım edecek hiç kimse de olmadı. • Kelime kelime: وَكَأَيِّن ve keeyyin nicesini · مِّن min -den · قَرْيَةٍ karyetin kent(ler)- · هِىَ hiye (öyle ki) · أَشَدُّ eşeddu daha şiddetliydi · قُوَّةًۭ kuvveten kuvvet bakımından · مِّن min -den · قَرْيَتِكَ karyetike senin kentin- · ٱلَّتِىٓ lleti · أَخْرَجَتْكَ ehracetke seni çıkardıkları · أَهْلَكْنَـٰهُمْ ehleknahum biz yok ettik · فَلَا fela ve olmadı · نَاصِرَ nasira yardım eden · لَهُمْ lehum onlara • قري (qry) kökü: Bir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek. • شدد ($dd) kökü: sıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad &… • قوي (qwy) kökü: Güçlü olmak, güçlenmek, üstün gelmek, yapabilir olmak, güçlü olmak, dinç olmak, zorlu olmak. Quwwatun (çoğulu quwan) - güç, kuvvet, dinçlik, kararlılık, sağlamlık, azim. Qawun - çöl. Aqwa - çölde kalmak. Muqwin… • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • هلك (hlk) kökü: Ölmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak. • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • Muhammed suresi 38 ayettir; bu 13. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).