Sana odaların dışından seslenenlerin çoğu, düşüncesiz kimselerdir.
Hucurat 49:4اِنَّ الَّذ۪ينَ يُنَادُونَكَ مِنْ وَرَٓاءِ الْحُجُرَاتِ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ • İnnellezine yunaduneke min verail hucurati ekseruhum la ya'kılun. • Meal: Sana odaların dışından seslenenlerin çoğu, düşüncesiz kimselerdir. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · ٱلَّذِينَ ellezine · يُنَادُونَكَ yunaduneke sana bağıranların · مِن min -ndan · وَرَآءِ vera'i arkası- · ٱلْحُجُرَٰتِ l-hucurati odaların · أَكْثَرُهُمْ ekseruhum çoğu · لَا la · يَعْقِلُونَ yea'kilune akıl etmezler • ندو (ndw) kökü: İlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı • وري (wry) kökü: Ateş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi. • حجر (Hjr) kökü: Mahrum bırakmak, sertleştirmek, gizlemek, direnmek, yasaklamak, engellemek, önlemek, (bir yere) erişimi yasaklamak. Bir kişi veya şeyden alıkoymak/engellemek/men etmek/esirgemek/kısıtlamak, yasaklamak/yasak… • كثر (kvr) kökü: Sayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer… • عقل (Eql) kökü: Bağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak. • Hucurat suresi 18 ayettir; bu 4. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).