Ey İman Edenler! Allah'a karşı takva sahibi olun ve O'na yakınlaşmak için vesile arayın. O'nun yolunda gayret gösterin ki kurtuluşa eresiniz.
Maide 5:35يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُٓوا اِلَيْهِ الْوَس۪يلَةَ وَجَاهِدُوا ف۪ي سَب۪يلِه۪ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ • Ya eyyuhellezine amenuttekullahe vebtegu ileyhil vesilete ve cahidu fi sebilihi leallekum tuflihun. • Meal: Ey İman Edenler! Allah'a karşı takva sahibi olun ve O'na yakınlaşmak için vesile[1] arayın. O'nun yolunda gayret gösterin ki kurtuluşa eresiniz. • Dipnot 1: Yol. Allah'a yakınlaştıracak en güzel ve doğru vesile O'nun gösterdiği yoldan gitmektir. • Kelime kelime: يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) · ٱتَّقُوا۟ tteku korkun · ٱللَّهَ llahe Allah'tan · وَٱبْتَغُوٓا۟ vebtegu ve arayın · إِلَيْهِ ileyhi O'na · ٱلْوَسِيلَةَ l-vesilete yol · وَجَـٰهِدُوا۟ ve cahidu ve cihadedin · فِى fi · سَبِيلِهِۦ sebilihi O'nun yolunda · لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki · تُفْلِحُونَ tuflihune kurtuluşa erersiniz • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • وقي (wqy) kökü: korumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden… • بغي (bgy) kökü: Azgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramak • وسل (wsl) kökü: Birinin gönlünü almaya çalışmak, yakınlık/erişim/giriş araçlarını aramak, şerefli, rütbe, derece, akrabalık, bağ, yakınlık, yaklaşmak. • جهد (jhd) kökü: Çabalamak veya emek vermek veya didinmek, kendini veya gücünü veya çabalarını kullanmak, kendini tutkuyla veya özenle veya gayretle işe vermek, ekstra çaba göstermek, kendini zorluğa veya yorgunluğa sokmak, birini veya… • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • فلح (flH) kökü: yarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü • Maide suresi 120 ayettir; bu 35. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).