Akıl Kuran (akilkuran.com)

Maide Suresi 37. Ayet Meali

Ateşten çıkmak isterler. Onlar, o ateşten asla çıkamayacaklar. Onlar için kalıcı bir azap vardır.

Maide 5:37 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ateşten çıkmak isterler.
Maide 5:37
يُر۪يدُونَ اَنْ يَخْرُجُوا مِنَ النَّارِ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنْهَاۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌ • Yuridune en yahrucu minen nari ve ma hum bi haricine minha, ve lehum azabun mukim. • Meal: Ateşten çıkmak isterler. Onlar, o ateşten asla çıkamayacaklar. Onlar için kalıcı bir azap vardır. • Kelime kelime: يُرِيدُونَ yuridune isterler · أَن en · يَخْرُجُوا۟ yehrucu çıkmak · مِنَ mine -ten · ٱلنَّارِ n-nari ateş- · وَمَا vema ve değillerdir · هُم hum onlar · بِخَـٰرِجِينَ biharicine çıkacak · مِنْهَا ۖ minha oradan · وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır · عَذَابٌۭ azabun bir azab · مُّقِيمٌۭ mukimun sürekli • رود (rwd) kökü: aramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak… • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • Maide suresi 120 ayettir; bu 37. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).