Akıl Kuran (akilkuran.com)

Maide Suresi 90. Ayet Meali

Ey İman Edenler! Hamr, kumar, dikili taşlar ve şans oyunları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

Maide 5:90 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ey İman Edenler!
Maide 5:90
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ • Ya eyyuhellezine amenu innemel hamru vel meysiru vel ensabu vel ezlamu ricsun min ameliş şeytani fectenibuhu leallekum tuflihun. • Meal: Ey İman Edenler! Hamr,[1] kumar, dikili taşlar[2] ve şans oyunları[3] şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. • Dipnot 1: Şans oyunları ile gelecek hakkında kehanette bulunmak. • Dipnot 2: Aklı örten, sarhoşluk veren her türden içki ve uyuşturucu. • Dipnot 3: İnsanlardan yararlanmak amacıyla manevi değer verilmiş, kutsallaştırılmış put ve benzeri nesneler; mezar, türbe vb. şeyler. • Kelime kelime: يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) · إِنَّمَا innema şüphesiz · ٱلْخَمْرُ l-hamru şarap · وَٱلْمَيْسِرُ velmeysiru ve kumar · وَٱلْأَنصَابُ vel'ensabu ve dikili taşlar · وَٱلْأَزْلَـٰمُ vel'ezlamu ve şans okları · رِجْسٌۭ ricsun (birer) pisliktir · مِّنْ min · عَمَلِ ameli işi · ٱلشَّيْطَـٰنِ ş-şeytani şeytan · فَٱجْتَنِبُوهُ fectenibuhu bunlardan kaçının · لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki · تُفْلِحُونَ tuflihune kurtuluşa eresiniz • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • خمر (xmr) kökü: Örtmek/gizlemek/perdelemek, önceki durumundan/halinden değişmek/başkalaşmak, karışmış/harmanlanmış/birleşmiş/kaynaşmış, sarhoşluk/şarap/üzüm, makyaj, aklı bulandıran/örten herhangi bir sarhoş edici şey… • يسر (ysr) kökü: Yumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla… • نصب (nSb) kökü: Sabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak. • زلم (zlm) kökü: Çıkıntılı olan herhangi bir şeyi kesmek, miktar/miktarda küçültmek, doldurmak, ok yapmak, başsız veya tüysüz ok, kehanet oku. • رجس (rjs) kökü: Rezil etmek ve kirletmek, gürlemek, kötü işler yapmak, yüksek sesle böğürmek, nefret edilir hale gelmek, içinde hiç iyi olmayan şey, kargaşa durumu, büyük ölçüde kafasını karıştırmak, ses/gürültü yapmak… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • شطن ($Tn) kökü: Uzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin… • جنب (jnb) kökü: Yan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmak • فلح (flH) kökü: yarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü • Maide suresi 120 ayettir; bu 90. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).