Semud'da da vardır. Onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın." denmişti.
Zariyat 51:43وَف۪ي ثَمُودَ اِذْ ق۪يلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى ح۪ينٍ • Ve fi semude iz kile lehum temetteu hatta hinin. • Meal: Semud'da da vardır. Onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın." denmişti. • Kelime kelime: وَفِى ve fi ve (ibret) vardır · ثَمُودَ semude Semud'da · إِذْ iz hani · قِيلَ kile denmişti · لَهُمْ lehum onlara · تَمَتَّعُوا۟ temetteu sefa sürün · حَتَّىٰ hatta kadar · حِينٍۢ hinin bir süreye • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • متع (mtE) kökü: Faydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün. • حين (Hyn) kökü: Varmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmek • Zariyat suresi 60 ayettir; bu 43. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).