Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zariyat Suresi 52. Ayet Meali

Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de kendilerine gelen Resullere, "Sihirbazdır veya mecnundur." dan başka bir şey demediler.

Zariyat 51:52 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de kendilerine gelen Resullere, "Sihirbazdır veya mecnundur." dan ba…
Zariyat 51:52
كَذٰلِكَ مَٓا اَتَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ • Kezalike ma etellezine min kablihim min resulin illa kalu sahırun ev mecnun. • Meal: Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de kendilerine gelen Resullere, "Sihirbazdır veya mecnundur." dan başka bir şey demediler. • Kelime kelime: كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle · مَآ ma · أَتَى eta gelmedi · ٱلَّذِينَ ellezine onlara ki · مِن min · قَبْلِهِم kablihim onlardan önce · مِّن min hiçbir · رَّسُولٍ rasulin elçi · إِلَّا illa mutlaka · قَالُوا۟ kalu dediler · سَاحِرٌ sahirun büyücüdür · أَوْ ev veya · مَجْنُونٌ mecnunun cinlenmiştir • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • Zariyat suresi 60 ayettir; bu 52. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).