Ant olsun, Rabb'inin ayetlerinin en büyüğünü gördü.
Necm 53:18لَقَدْ رَاٰى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْـكُبْرٰى • Lekad rea min ayati rabbihil kubra. • Meal: Ant olsun, Rabb'inin ayetlerinin[1] en büyüğünü gördü. • Dipnot 1: Gösterge. İşaret. *1. ayetten 18. ayete kadar, gaybi alemde gerçekleşmiş bir olay olan "vahyin," nasıl gerçekleştiğinin anlatımı söz konusudur. Gayba ait bir bilginin, bildiğimiz varlık dünyasının bilgileriyle, diliyle anlatılmasını göz ardı ederek, kelimelerin sözlük anlamına göre anlam verilmesi önemli yanılgılara, anlam kaybına neden olmaktadır. Söz konusu ayetlerde ifade edilen "yüksek ufuk, yaklaşma, sarkma, iki yay, görme, sidre vs." kelimelerin, kelimesi kelimesine anlamlarını dikkate alarak ayetleri anlamaya çalışmak, vahyi ve verdiği mesajı yanlış anlamaya neden olmaktadır. O günün insanına, anlamlarını bildikleri kelimelerle, bilinmeyen aleme ait bir konu olan "vahyin" Muhammed Nebi'ye nasıl ulaştığı anlatılmaktadır. Örneğin: 28:30. ayette oraya vardığında, kutlu yerdeki vadinin sağ yanındaki bir ağaç tarafından seslenildi: "Ey Musa! Ben, alemlerin Rabb'i Allah'ım." • Kelime kelime: لَقَدْ lekad andolsun · رَأَىٰ raa gördü · مِنْ min bazılarını · ءَايَـٰتِ ayati ayetlerinden · رَبِّهِ rabbihi Rabbinin · ٱلْكُبْرَىٰٓ l-kubra büyük • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • Necm suresi 62 ayettir; bu 18. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).