Akıl Kuran (akilkuran.com)

Necm Suresi 30. Ayet Meali

Onların bilgi düzeyi bu kadardır. Rabb'in, kimin kendi yolundan sapmış olduğunu en iyi bilendir ve O, iletildiği doğru yolda olanı da en iyi bilendir.

Necm 53:30 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onların bilgi düzeyi bu kadardır.
Necm 53:30
ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى • Zalike mebleguhum minel ilm, inne rabbeke huve a'lemu bi men dalle an sebilihi ve huve a'lemu bi menihteda. • Meal: Onların bilgi düzeyi bu kadardır. Rabb'in, kimin kendi yolundan sapmış olduğunu en iyi bilendir ve O, iletildiği doğru yolda olanı da en iyi bilendir. • Kelime kelime: ذَٰلِكَ zalike işte budur · مَبْلَغُهُم mebleguhum onların erişebilecekleri · مِّنَ mine -den · ٱلْعِلْمِ ۚ l-ilmi bilgi- · إِنَّ inne şüphesiz · رَبَّكَ rabbeke Rabbin · هُوَ huve O · أَعْلَمُ ea'lemu iyi bilir · بِمَن bimen kimseyi · ضَلَّ delle sapan · عَن an -ndan · سَبِيلِهِۦ sebilihi yolu- · وَهُوَ ve huve ve O · أَعْلَمُ ea'lemu iyi bilir · بِمَنِ bimeni kimseyi · ٱهْتَدَىٰ hteda yola gelen • بلغ (blg) kökü: Ulaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmak • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • Necm suresi 62 ayettir; bu 30. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).