Zikir. aramızdan bula bula onu mu buldu? Hayır! O küstah bir yalancıdır.
Kamer 54:25ءَاُلْقِيَ الذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ اَشِرٌ • E ulkıyez zikru aleyhi min beynina bel huve kezzabun eşir. • Meal: Zikir.[1] aramızdan bula bula onu mu buldu? Hayır! O küstah bir yalancıdır. • Dipnot 1: Kur'an. Öğüt. Hatırlatıcı. • Kelime kelime: أَءُلْقِىَ eulkiye -mı bırakıldı? · ٱلذِّكْرُ z-zikru Zikir · عَلَيْهِ aleyhi ona- · مِنۢ min -dan · بَيْنِنَا beynina aramız- · بَلْ bel hayır · هُوَ huve o · كَذَّابٌ kezzabun yalancıdır · أَشِرٌۭ eşirun küstahtır • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • اشر (A$r) kökü: Kesmek/bilemek/testerelemek. Kendini beğenmiş, küstah, saygısız, aceleci. • Kamer suresi 55 ayettir; bu 25. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).