Onlarda daha önce ins ve cinnin dokunmadığı, bakışlarını başkasından çekmiş eşler vardır.
Rahman 55:56ف۪يهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِۙ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ • Fihinne kasiratut tarfi lem yatmishunne insun kablehum ve la cann. • Meal: Onlarda daha önce ins[1] ve cinnin[1] dokunmadığı, bakışlarını başkasından çekmiş eşler vardır. • Dipnot 1: Bkz. 51:56. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: فِيهِنَّ fihinne orada vardır · قَـٰصِرَٰتُ kasiratu (eşlerine) diken (dilberler) · ٱلطَّرْفِ t-tarfi bakışlarını · لَمْ lem · يَطْمِثْهُنَّ yetmishunne onlara temas etmemiştir · إِنسٌۭ insun insan · قَبْلَهُمْ kablehum bunlardan önce · وَلَا ve la ne de · جَآنٌّۭ cannun cin • قصر (qSr) kökü: Kısalmak, az veya hiç güce sahip olmamak, cimri olmak, yetersiz kalmak, bir şeye ulaşamamak, terk etmek/vazgeçmek/kaçınmak/vazgeçmek/son vermek, uzunluğundan almak, kırpmak/itmek, kısıtlanmış/sınırlandırılmış/sınırlı… • طرف (Trf) kökü: Düşmanın hattının uç noktasına saldırmak, bir şey seçmek, uç nokta, kenar, yan/bitişik/dış kısım, taraf, sınır, son, yeni edinilen, yakınlık, kenar bölgeler • طمث (Tmv) kökü: Temas etmek, dokunmak • انس (Ans) kökü: sosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • Rahman suresi 78 ayettir; bu 56. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).