Akıl Kuran (akilkuran.com)

Vakıa Suresi 65. Ayet Meali

Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız.

Vakıa 56:65 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız.
Vakıa 56:65
لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَاماً فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ • Lev neşau le cealnahu hutamen fe zaltum tefekkehun. • Meal: Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız. • Kelime kelime: لَوْ lev şayet · نَشَآءُ neşa'u dileseydik · لَجَعَلْنَـٰهُ lecealnahu onu yapardık · حُطَـٰمًۭا hutamen kuru bir çöp · فَظَلْتُمْ fezeltum dururdunuz · تَفَكَّهُونَ tefekkehune sızlanıp • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • حطم (HTm) kökü: Küçük parçalara ayırmak, ezmek, ufalamak, parçalamak, yaşlılıktan zayıf ve bitkin düşmek, bir şeyi açığa çıkarmak için parçalamak, aşırı kuruluktan ufalanmak, birbirinin üzerine yığılmak veya bastırmak, bir şeyin… • ظلل (Zll) kökü: Kalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak… • فكه (fkh) kökü: Neşelenmek, mutlu olmak, sıkıntıdan/yükten kurtulmak, eğlenmek, şakalaşmak/gülmek/espri yapmak, keyiflenmek/memnun olmak, eğlendirmek, meyve, hayret etmek, şakacılık yapmak, sevinmek, hayranlık duymak. • Vakıa suresi 96 ayettir; bu 65. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).