Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hadid Suresi 7. Ayet Meali

Allah'a ve Resul'üne iman edin. Sizi sahip kıldığı şeylerden, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. Bilin ki sizden iman edip, ihtiyaç sahiplerine yardım edenler için büyük ödül vardır.

Hadid 57:7 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah'a ve Resul'üne iman edin.
Hadid 57:7
اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ • Aminu billahi ve resulihi ve enfiku mimma cealekum mustahlefine fih, fellezine amenu minkum ve enfeku lehum ecrun kebir. • Meal: Allah'a ve Resul'üne iman edin. Sizi sahip kıldığı şeylerden, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. Bilin ki sizden iman edip, ihtiyaç sahiplerine yardım edenler için büyük ödül vardır. • Kelime kelime: ءَامِنُوا۟ aminu inanın · بِٱللَّهِ billahi Allah'a · وَرَسُولِهِۦ ve rasulihi ve Elçisine · وَأَنفِقُوا۟ ve enfiku ve infak edin · مِمَّا mimma şeylerden · جَعَلَكُم cealekum sizi kıldığı · مُّسْتَخْلَفِينَ mustehlefine hakim · فِيهِ ۖ fihi onda · فَٱلَّذِينَ fellezine kimselere · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lara) · مِنكُمْ minkum sizden · وَأَنفَقُوا۟ ve enfeku ve infak edenlere · لَهُمْ lehum onlar için vardır · أَجْرٌۭ ecrun mükafat · كَبِيرٌۭ kebirun büyük • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • خلف (xlf) kökü: Takip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin… • اجر (Ajr) kökü: ödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • Hadid suresi 29 ayettir; bu 7. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).