Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hadid Suresi 8. Ayet Meali

Eğer gerçekten Mü'minseniz, size ne oluyor da Resul sizi Rabb'inize güvenmeye çağırdığı halde, Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysa sizden kesin söz almıştı.

Hadid 57:8 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Eğer gerçekten Mü'minseniz, size ne oluyor da Resul sizi Rabb'inize güvenmeye çağırdığı halde, Allah'a güve…
Hadid 57:8
وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۚ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ اَخَذَ م۪يثَاقَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ • Ve ma lekum la tu'minune billah, ver resulu yed'ukum li tu'minu bi rabbikum ve kad e haze misakakum in kuntum mu'minin. • Meal: Eğer gerçekten Mü'minseniz, size ne oluyor da Resul sizi Rabb'inize güvenmeye[1] çağırdığı halde, Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysa sizden kesin söz almıştı[2]. • Dipnot 1: Allah'a güvenmeye, O'na inanıp dayanmaya. • Dipnot 2: Ayette geçen "misak" kelimesi ile Nebi Muhammed'in Akabe Biat'ında Medinelilerden, kendisini koruyacaklarına dair aldığı söz veya hicretten sonra Kitap Ehli ile yaptığı antlaşma kastedilmiş olmalıdır. • Kelime kelime: وَمَا ve ma ve ne? · لَكُمْ lekum oluyor size · لَا la · تُؤْمِنُونَ tu'minune güvenmiyorsunuz · بِٱللَّهِ ۙ billahi Allah'a · وَٱلرَّسُولُ verrasulu ve elçi · يَدْعُوكُمْ yed'ukum sizi çağırdığı (halde) · لِتُؤْمِنُوا۟ litu'minu inanmağa · بِرَبِّكُمْ birabbikum Rabbinize · وَقَدْ ve kad ve muhakkak · أَخَذَ ehaze aldığı (halde) · مِيثَـٰقَكُمْ misakakum sizin sağlam sözünüzü · إِن in eğer · كُنتُم kuntum iseniz · مُّؤْمِنِينَ mu'minine inananlar • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • وثق (wvq) kökü: Birine güvenmek, dayanmak, bağlanmak. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • Hadid suresi 29 ayettir; bu 8. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).