Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Mücadele 58:14اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا قَوْماً غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ مَا هُمْ مِنْكُمْ وَلَا مِنْهُمْۙ وَيَحْلِفُونَ عَلَى الْـكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ • E lem tere ilellezine tevellev kavmen gadıballahu aleyhim, ma hum minkum ve la minhum ve yahlifune alel kezibi ve hum ya'lemun. • Meal: Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri[1] görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar. • Dipnot 1: Onları kendilerine gözetleyici, yardımcı, koruyucu ve yönetici yapanları. • Kelime kelime: أَلَمْ elem · تَرَ tera görmedin mi? · إِلَى ila · ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri · تَوَلَّوْا۟ tevellev dost edinen(leri) · قَوْمًا kavmen bir topluluğu · غَضِبَ gadibe gazabettiği · ٱللَّهُ llahu Allah'ın · عَلَيْهِم aleyhim kendilerine · مَّا ma değildir · هُم hum onlar · مِّنكُمْ minkum sizden · وَلَا ve la ve değildir · مِنْهُمْ minhum onlardan · وَيَحْلِفُونَ ve yehlifune ve yemin ediyorlar · عَلَى ala üzere · ٱلْكَذِبِ l-kezibi yalan · وَهُمْ vehum ve onlar · يَعْلَمُونَ yea'lemune bilerek • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • غضب (gDb) kökü: öfke/gazap/sertlik, hoşnutsuzluk, kızgınlık, çabuk sinirlenen, tutku, yoğun/derin kızarıklık • حلف (Hlf) kökü: Yemin etmek, ant içmek. Birleşmek, anlaşma veya sözleşme yapmak, bir şeye bağlanmak/yapışmak/sıkı tutunmak, kardeşlik kurmak. • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Mücadele suresi 22 ayettir; bu 14. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).