Ey İman Edenler! Allah'a karşı takva sahibi olun! Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Haşr 59:18يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ • Ya eyyuhellezine amenuttekullahe vel tenzur nefsun ma kad demet ligad, vettekullah, innallahe habirun bi ma ta'melun. • Meal: Ey İman Edenler! Allah'a karşı takva sahibi olun! Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. • Kelime kelime: يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) · ٱتَّقُوا۟ tteku korkun · ٱللَّهَ llahe Allah'tan · وَلْتَنظُرْ veltenzur ve baksın · نَفْسٌۭ nefsun kişi · مَّا ma ne · قَدَّمَتْ kaddemet gönderdiğine · لِغَدٍۢ ۖ ligadin yarın için · وَٱتَّقُوا۟ vetteku ve korkun · ٱللَّهَ ۚ llahe Allah'tan · إِنَّ inne çünkü · ٱللَّهَ llahe Allah · خَبِيرٌۢ habirun bilmektedir · بِمَا bima şeyleri · تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • وقي (wqy) kökü: korumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden… • نظر (nZr) kökü: görmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • قدم (qdm) kökü: Öne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel… • غدو (gdw) kökü: Sabahın erken vakti, yarın, sabah, sabah namazı ile güneşin doğuşu arasındaki zaman, günün ilk bölümü • خبر (xbr) kökü: Bilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık. • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • Haşr suresi 24 ayettir; bu 18. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).