Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enam Suresi 11. Ayet Meali

De ki: "Yeryüzünü dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!"

Enam 6:11 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Yeryüzünü dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!"
Enam 6:11
قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ ثُمَّ انْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ • Kul siru fil ardı summenzuru keyfe kane akıbetul mukezzibin. • Meal: De ki: "Yeryüzünü dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!" • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · سِيرُوا۟ siru dolaşın · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde · ثُمَّ summe sonra · ٱنظُرُوا۟ nzuru görün · كَيْفَ keyfe nasıl · كَانَ kane olmuş · عَـٰقِبَةُ aakibetu sonu · ٱلْمُكَذِّبِينَ l-mukezzibine yalanlayanların • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سير (syr) kökü: Yürümek, gitmek, hareket etmek, ilerlemek, seyahat etmek, gezmek, dolaşmak, davranmak, tutum takınmak, hal ve gidiş, yaşam tarzı, biyografi, hayat hikayesi • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • نظر (nZr) kökü: görmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak… • كيف (kyf) kökü: Nasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne halde • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عقب (Eqb) kökü: Başarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek… • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • Enam suresi 165 ayettir; bu 11. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).